1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Atatürk, Sana Neden Batıyor

Orkun
AKP’den Adıyaman milletvekili seçilen Hüsrev Kutlu’nun, Atatürk’ün TBMM’deki üniformalı fotoğrafından rahatsız olması ve bu rahatsızlığını “kendimi işgal altında hissediyorum” diyerek ifade etmesi, geçen ay huzursuzluğa ve gerginliğe yol açan bir gelişme oldu.

Hüsrev Kutlu, kendisine gösterilen tepkiler karşısında da “sözlerimin arkasındayım” diyerek ısrarını sürdürdü.

Kutlu’yu rahatsız eden iki unsur olduğu anlaşılıyor: Mareşal üniforması ve Atatürk.

Askerî üniformadan ve hele mareşal üniformasından rahatsız olmanın temelinde bozuk bir ruh hâlinin bulunduğu seziliyor. Bütün kamuoyu yoklamalarına bakınız: Türkiye’de en fazla güven duyulan kurumların başında daima silâhlı kuvvetler geliyor. Türk m illeti, ordusunu seviyor ve ona güveniyor. Onu, birliğinin ve bütünlüğünün teminatı olarak görüyor. Bu ortak anlayışın dışında kalabilmiş bir adam, üstelik milletvekili ise, millet iradesine de ters düşmüş demektir. Yani, sadece kendi bölgesini değil, milleti temsil etme sıfatını da kaybetmesi gerekir.

Hele mareşal üniforması... Keşke daha çok mareşalimiz olsaydı da, onların da fotoğraflarını meclisimize iftiharla asabilseydik. Başka milletler, zafer kazanmış -hattâ kazanmamış- mareşallariyle gurur duyarken bu “milletvekili”nin tutumu gerçekten esef vericidir.

Böyle bir tutum, ancak, kendisini Türk saymayan yabancı unsurlara yakışır.

Yok, eğer üniforma bahane idiyse ve asıl hedef Atatürk’ün aziz hâtırası ise durum daha da vahim demektir. Atatürk, Millî Mücadelemizin, yani yabancı işgalinden ve esaretinden kurtuluşumuzun kahraman önderi, devletimizin kurucusu, büyük devlet adamı, Türklüğe âdeta aşk derecesinde bağlı benzersiz bir milliyetçi ve yenilikçi lider değil mi? Bu vasıfları inkâr edilemeyeceğine göre, tarikatçı ve şeriatçı bir kısım çevrelerde hâlâ varlığını sürdüren Atatürk düşmanlığının bir milletvekili ağzından açığa vurulması dehşet verici.

Atatürk, şerefini çok üstün tuttuğu o üniformayı hayatı boyunca iki defa giymişti: Biri, kendisine bu paye TBMM tarafından verildiğinde fotoğraf çektirmek için, diğeri de İtalyan diktatörü Mussolini’ye anlamlı bir mesaj göndermek için.

Mussolini’nin, Akdeniz bölgemizde hak iddia ettiği günlerde, İtalya büyükelçisini kabul eden Atatürk, sivil kıyafetle başladığı görüşmeyi yarıda keserek mareşal üniformasını giyip gelmiş ve elçiye de “Şu sözlerimi Duçenize iletin: Üniformalar çok kolay ve çabuk giyilir. Ancak üniformaları taşımak o kadar kolay değildir” demişti.

Mussolini de, bu mesajdan sonra, Türkiye hakkındaki saldırgan politikasına son vermek zorunda kalmıştı.

Hüsrev Kutlu ve onunla aynı kafada olanlar iyi bilmeliler ki, Başkumandan Atatürk’ün mareşal üniformalı fotoğrafı milletimiz için çok değerli bir hâtıradır ve onu tahkir etmeye yeltenenler milletin acımasız sillesini elbette yiyeceklerdir. Bunu fazlasıyla hak etmişlerdir.