1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Altın Bozkurt Ödülü Şehit Ailelerine Verildi

Orkun
Altın Bozkurt Ödülü’nün ikincisi, 8 Nisan 2000 günü yapılan bir törenle şehit ailelerini ve gazilerimizi temsilen Terör Mağdurları Sosyal Yardımlaşma Derneği’ne verildi. Muammer Karaca Tiyatrosu salonlarında yapılan ödül törenine fikir adamları, yazarlar, siyasetçiler, emekli kumandanlar ve çoğu gençlerden oluşan kalabalık bir topluluk katıldı.

Orkun dergisi Yazı Kurulu Üyesi Şuayıp Bozfakioğlu’nun sunuş konuşmalarını yaptığı toplantıda ilk söz, Orkun’un sahibi ve yazı işleri müdürü Altan Deliorman’a verildi. Deliorman, konuşmasında Altın Bozkurt Ödülü’nün mahiyetini açıkladı ve ödüle niçin “Bozkurt” adının verildiğini izah etti. Ayrıca, bu vesile ile, bütün şehitlerimizi, özellikle Ermeni ve bölücülük terörlerine kurban giden şehitlerimizi minnetle, kahraman gazilerimizi saygı ile andığımızı belirtti. Altan Deliorman, konuşmasının sonunda, büyük felâketlere ve facialara sebep olan terör sorumlularının müstahak oldukları cezaya çarptırılmamalarının asla kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Orkun Yazı Kurulu Üyesi Yakan Cumalıoğlu da, ödülün terör mağdurlarına verilmesi ndeki temel sebepler üzerinde durdu. Türkiye’nin başına PKK terörünü musallat edenlerin, şimdi yeniden ASALA terörünü canlandırmaya çalıştıklarını belirtti.

Böu seneki ödül töreninin dikkat çekici bir yönü de, terörle mücadelede başarılı hizmetleri görülmüş yüksek görevlilere birer hâtıra plâketinin verilmesiydi. Kendilerine plâket verilenler, DGM Onursal Başsavcıvı Nusret Demiral, Olağanüstü Hal Bölge Asayiş Kumandanı Emekli Korgeneral Hasan Kundakçı, Olağanüstü Hal eski Bölge Valisi Ünal Erkan ve TRT program yapımcılarından Ertürk Yöndem’di. Demiral’ın plâketini, Orkun Yazı Kurulu Üyesi Refet Körüklü, Kundakçı’nın ödülünü emekli korgeneral Süleyman Eyüboğlu, Ünal Erkan’ın ödülünü Orkun Yazı Kurulu üyesi Erk Yurtsever verdiler. TRT’nin başarılı ve millî konulardaki duyarlılığı ile tanınan program yapımcısı Ertürk Yöndem’in ödülünü ise Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Başkanı ve Orkun Danışma Kurulu üyesi Prof. Dr. Turan Yazgan takdim etti.

Kendilerine plâket verilenler ve plâketleri takdim edenler, yaptıkları kısa konuşmalarda ödülün anlamı üzerinde durdular, terörün Türkiye’ye nelere mal olduğunu hatırlattılar.

Sıra Altın Bozkurt Ödülü’nün verilmesine gelmişti. Toplantıya, Azerbaycan eski Cumhurbaşkanı Ebülfez Elçibey de konuk olarak katılıyordu. Yoğun alkışlar arasında kürsüye gelen Elçibey, ödülü, şehit ailelerini ve gazileri temsilen Terör Mağdurları Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Ahmet Kandemir’e verdi. Elçibey daha sonra yaptığı konuşmada, Bozkurt’un Türklüğün hayat görüşünü ve felsefesini yansıttığını belirtti. Elçibey, konuşmasında özellikle şu noktalar üzerinde durdu:

– Türk milletinin üstüne zaman zaman, bildiğiniz gibi bütün dünya gelmiştir. Türkiye’nin üzerine gelen emperyalist devletler çökmüştür. Ama, Türkiye, bugün dimdik ayaktadır. Bu millet, dünyanın en şerefli ve en kudretli milletidir. Bunda kimsenin şek ve şüphesi olmasın. Türkiye’yi bölmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Buna eminiz. O halde Türk dünyasının bütünleşmesinden bahsetmenin zamanıdır. Gençlerimizi bu konuda bilgilendirmenin vakti gelmiştir.

Elçibey, Doğu Türkistan’da yaşayan on milyonlarca Türk’ün insan haklarından mahrum bırakılmasını da eleştirerek sözlerini şöyle bitirdi:

– Artık koskoca bir Türk dünyasına yürümenin zamanı gelmiştir. Türk cumhuriyetlerinin her yanında Bozkurtlar doludur. Bozkurt hakkındaki bizim felsefî görüşümüz şudur! İnsanlar ilk çağlardan beri merak etmişler, dünya neden yaratılmış? Işık ile karanlığın birleşmesinden. Dünya, ışığın üzerinde kurulmuş. Geceler karanlık, gündüzler ışıklı. Kara ile ak birleşirse boz renk olur. İşte Bozkurt’un rengi budur ve asil bir renktir.

Toplantıda, Mütareke yıllarında Ermenilerin baskısı ile şehit edilen Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey de -ölüm yıldönümü vesilesiyle- anıldı. Yakan Cumalıoğlu, Kemal Beyin kişiliği üzerinde duran bir konuşma yaptı. Millî şehidimizin hayatta bulunan kızı tarafından İzmir’den gönderilen mesajın okunmasından sonra, İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Cezmi Eraslan, Ermeni terörünün ortaya çıkış ve gelişme aşamalarını anlatan bir konuşma yaptı.

Coşkulu ve heyecanlı geçen ödül töreni, her zaman olduğu gibi, yazılı ve görüntülü yayın organlarından çoğu tarafından görmezlikten gelindi.