1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

101. Sayımızın Yankıları

Orkun
Orkun sayın yönetimi

Önce Orkun’un yayınını durdurmak zorunda kalmasına Türkçülük adına üzüldüğümü bildirmeliyim. Demek ki 75 milyonluk Türkiye’de Türkçüler bir “Türkçü Dergi” olan Orkun’u yaşatamadı. Biz Türkçüler bir yerde yanlış yapıyoruz demek ki…

İkinci olarak, borcuna sadık bir dergi olan Orkun beni gururlandırdı. Faks ile ulaşamadım onun için bu kanal ile bildiriyorum.

Üçüncü olarak Orkun’da yazı yazmak ayrıcalığına ulaştığım için mutluyum, gururluyum ve onurluyum.

Bir harpte Orkun sekiz yıl muharabeye katıldı ve geri çekilmek zorunda kaldı. Ama harp bitmedi…

Saygılarımla.

Celâdet Moralıgil

***

Sevgili Orkun

Yayın hayatınıza ara vermeniz bizi derinden yaralamıştır. Gönül ister ki hiç değilse abone bazında yayına devam etseydiniz. Ben hakkıma düşen posta ücretini ödemeye razıyım. Bu konuyu mümkünse tekrar düşünmenizi tavsiye ederim. Ortalıkta bu kadar zinciri boşanmış adamlar dolaşırken Orkun’un cenk meydanından ayrılmasına çok üzülüyorum.

Allah yaptığınız hizmetlerden razı ols un en kısa zamanda buluşmak üzere…

Tanrı Türk’ü korusun ve yüceltsin.

Ali İhsan Yüksel

***

Sayın Orkun’un Sayın Türkçüleri

Üzüldüm.! Ancak, Atatürk’ten bu yana geçen 68 yılda Türklük; ilk kez bu denli yoğun inişi ve yükselişi aynı anda yaşıyor… Evet, Türklük bu denli kakınç ve tokunç üzerine yeniden silkinişe geçti.. Türklük tetiklenmiştir… Öncü Türk aydınlarının başını çektiği “Tam bağımsız ve egemen Türkiye’nin” ardından “Acun Türk Birleşik Devleti”’nin görünen ışıkları elbette göz kamaştıracak ve bu süreci hiç bir güç durduramayacaktır… Ben buna tüm yüreğimle inanıyor ve görüyorum… Bunu hızlandıracak tek unsur, ederi akça olmayan, her durumda aka, ak-karaya, kara diyen “Adamların” vatan ve namus diyerek bir adım öne çıkmalarını gerekli kılmaktadır…

Saygılarımla

Ferit Baltacı

***

Her Türkçü, Bir Orkun’dur.

Çok muhterem Hocam, Altan Beğ ve 8.5 senedir, gözüm, kulağım olan biricik Orkun’umuzun sayın yetkilileri; kıymetli büyüklerim, aziz gönüldaşlarım, Bu ay, hiç beklemediğim acı bir sürprizle karşılaştım. 100. Sayıya ulaşan yani ‘dalya’ diyen, 8.5 senedir hakikaten, gözüm, kulağım olan sevgili Orkun dergimizin, yayımına son verildiğini öğrendim. Hâlbuki, 100. sayının gururuyla, daha nice 100. sayılara ulaşmasını diliyordum.

Bu konuda, şüphesiz, benim de sorumluluğum var.

Eğer, 10-20 bin YTL ile bir müddet daha dergimiz çıkacaksa, ben bankadan kredi çekip ne bileyim borç falan bulup üstüme düşeni yapmaya hazırım..

Çok erken bir veda oldu bence.. Hiç olmazsa, böyle bir ihtimal gündeme getirilip, bizlerle, neler yapabileceğimiz hususunda fikir alışverişi yapılamaz mıydı.

En azından, dergimiz, 3 ayda bir ya da 6 ayda bir yayımlanamaz mı?

Çuvaldızı biraz da kendimize batırsam, haddimi aşar mıyım acaba? Vefasız milletin vefalı milliyetçileri olmak, meğer ne kadar zormuş. Şu cemaatçilerin, aydınlıkçıların kendi yayınlarına sahip çıktığının onda biri kadar dergimizi sahiplenseydik, herhâlde Orkun, 1.000.000 tiraja ulaşırdı.

İnşallah, bu çok kısa süreli bir ayrılık olur. Bunu, bir tatil olarak telakki edelim. İnternetten, dergimiz zaten yayımlanmalıdır. Daha yapacak çok işimiz var. Hüseyin Nihâl Atsız Beğ Üniversitesi’ni kuracağız, Orkun Radyo Televizyonu’nu faaliyete geçireceğiz, günlük Bozkurt gazetesini ve haftalık Turan dergisini yayımlayacağız.. Bunları, yapacağız. Nasıl mı? Elbette, sizi misâl alarak. Sizin gibi, tırnaklarımızla kazıyarak ama muhakkak ve hep birlikte elbette başaracağız.

Valla, içimden geldiği gibi yazdım, duygularımı tam ifade edemediysem, kusura bakmayın.. Orkun’umuzun, çıktığı tatilden, en kısa zamanda ve daha da güçlü olarak dönüp işbaşı yapması dileğimle, bunca yıldır bu davanın çilesini çeken siz mümtaz ülküdaşlarıma, en kalbî muhabbetlerimle, teşekkür ediyor; selâm, sevgi, hürmet ve saygıyla, ellerinizden öpüyorum efendim. “Bir kere yükselen bayrak, bir daha yere düşmeyecek”tir.

Hakkınızı, helâl ediniz.

Türklüğün ve Türkçülüğün kutlu ve ülkülü günlerinde, görüşmek üzere…

“Ölmez bu hareket, ölmez bu dava!”

Tanrı Türk’ü Korusun!

Ömer Arısoy