Tags Posts tagged with "erk yurtsever"

erk yurtsever

0 5655

Atsız’ın yayımlanan onca eserinin yanında günümüzde en çok merak edilen eseri (kayıp) Türk Tarihi’dir. Kitapta Türk Tarihini başlangıcından günümüze bir bütünlük içerisinde ele aldığı bilinmektedir.

Erk Amca’yla tanışmamızın ardından ona sorduğum ilk sorulardan birisi Türk Tarihi olmuştu. Bu kitabın son halini merak ediyordum ve onun bu kitap hakkındaki bildiklerini dinlemek istiyordum. O da kitabın tamamlandığını, Atsız’ın el yazısıyla yazdığı notların üç kişi (Bu kişiler hayattadır fakat bilgileri dışında yazdığım için adlarını vermedim.) tarafından daktilo edildiğini ve yayına hazır hâle getirildiğini söylemişti. Ancak Atsız’ın vefatından sonra bu notların kaybolduğunu kendisinin de bu kitabı çok merak ettiğini dile getirmişti.

Gel zaman git zaman sohbetlerimiz devam etti. Yanılmıyorsam Aralık 2014′de bir sahaftan Nejdet Sançar’a ait bir takım evrakları edinme şansını yaşadım. Erk Amca’ya durumu anlattım. O da şu şu renkte, divân edebiyatıyla ilgili Osmanlıca belge var mı? Nejdet Bey’in yazısı inci gibidir. Harfler ince ve küçük mü? gibi sorular sormuştu. İlk haftasonu yanıma evraklardan birkaç tane alarak ziyaretine gittim. “Evet, bunlar!” dedi. Bu evraklar, benden önce Refet Körüklü’deymiş. O’na bunları Reşide Yenge (Erk Amca, Reşide Sançar için Reşide Yenge hitabını kullanmaktaydı.) vermiş. Refet Amca evinde pek yer olmadığı için bunları Erkin Yurtsever ağabeyin dükkânının deposuna kaldırmış. Erk Amca’da içerisinde Türk Târihi’nin notları olabilir diye belgeleri incelemiş ancak notlar çıkmamıştı. Bana da bu evraklarda Türk Tarihi olabilir diye çok ümitlenmiştim ama çıkmamıştı demişti.

Bu görüşmemizin üzerinden belki bir yıl kadar sonra, bir arkadaşımdan Türk Tarihi’nin notlarının bulunduğunu, bir yayınevinin bunları bastıracağını duydum. Doğrulamak için yayınevini aradım. Ve, evet doğrudur. Ama şimdilik kimse bilmiyor, bir arkadaşımız eski yazıdan çeviriyor diyerek bir cevap vermişti. Tel’if hakkını sorduğumda, anlaşmak üzereyiz cevabını vermişti. Tabii bu durum karşısında inanılmaz duygular yaşamıştım. İlk işim Erk Amca’yı arayarak, bu mutlu haberi vermekti. “Yapma ya!” sözüyle şaşırışını hâlâ unutamıyorum. Evladım çevirecek kimse yok ben de çeviririm demişti. Erk Amca daha önce Orkun Dergisi için Atsız’ın savunmasını eski yazıdan çevirmişti. Ben de bir ekibin bunu yapmaya başladığını duyduğumu söylemiştim.

Bu olay üzerinden de hemen hemen bir buçuk sene geçti. Ancak hâlâ Türk Tarihi’nden bir ses seda yok. Sanırım yayınevi sahibinin bu sözüyle, Erk Amca ve ben büyük sevinç yaşamış ve umutlanmıştık. Erk Amca gerçekten Türkçülüğünü inançlı ve samimi şekilde ifâ eden biriydi. Erk Amca uçmağa vardı. O, seksen yaşında olmasına rağmen bu eseri en çok merak edenlerden biriydi. Yaşına rağmen çevrilme işinde görev almak istiyordu. Dileğimiz, Türk Tarihi’nin müsveddelerinin veya daktilo hâlinin bir şekilde bulunması ve kitap hâlinde neşredilmesi. İnanıyorum ki, o zaman Büyük Atsız’ın da, Erk Amca’nın da ruhu şad olacaktır. Ve hayatta olan biz Türkçülerin de bu merakı sona erecektir.

Hemen belirtmekte fayda görüyorum. Eserin, Yağmur Atsız ve Buğra Atsız’da olmadığı kendi ifadeleriyle bilinmektedir. Eseri en çok merak edenlerden birisi de Buğra Atsız’dır. Kendisi hem Tarihçi kimliğiyle, hem Türkçü kimliğiyle, hem de Atsız’ın oğlu kimliğiyle bu eseri merak ettiğini dile getirmiştir.

Yazan : Serkan Akgöz

0 1199

Malumdur ki insanoğlu belli dönemlerde hayatının dönüm noktalarını yaşamaya mecburdur. Mayamızda varolan sevinç, üzüntü ve tarif edilemeyen farklı duygular ve hisler bizleri dönüm noktalarımızda birer kelepçe misali hapseder.


2017′nin 3 Ocak’ında Türkçüler kederin ateşine birer çıra gibi düşmüştür. Yaşayan çınarlarımızdan en merti gözlerini yummuş arkasında boynu bükük yeğenlerini bırakmıştır. Dimdik yaşamanın, mütevaziliğin, beyefendiliğin timsali amcamız bu puslu İstanbul’un pisliğinden ak pak, lekesiz ayrılmayı başarmış ancak bunu da bir başarı olarak nitelendirmeyip her zaman yaptığı gibi zaten olması gereken budur edasıyla biz Türkçüler’e üstü tül ile örtülü birer öğüt olarak miras bırakmıştır.


Türkçüler’in safından bir aksakal eksildi diyenler var ise salyalarını bizlerin ayakları altında akıtmaya saklasalar kendileri için ömürlerinin daha uzun olmalarını sağlayabilirler. Zira Erk YURTSEVER safta duran bir aksakaldan ziyade arkasında saf tutulan bir aksakaldır. Ve hep öyle olmaya devam edecektir.


Türkçülük bir inançtır; buna iman edenler olarak Tanrı dağlarına selamımızı götürmek için göç eyleyen amcamızın bu kutlu yolculuğunda ışıklar içinde olmasını ümit ederiz. Bizler Erk YURTSEVER’in yeğenleriyiz!

Yazan: İsmail Yiğit

0 2697

Dün öğle saatlerinde cenaze namazını kılıp, İçerenköy’deki aile kabristanında Erk Yurtsever‘i son yolculuğuna uğurladık. Bu uğurlamada onun sağlığında bize vasiyet ettiği tüm isteklerini yerine getirdik. Bunlar şunlardı: cenaze haberinin gazetelere ilan verilmemesi, tabutunun al yıldızlı bayrağa sarılması, cenaze törenine çelenk ve çiçek kabul edilmemesi ve istirgahına Tonyukuk yazıtından gelen toprağın serpilmesi. Bu saydıklarımı benimle olan sohbetin bizzat söylemişti, Erkin Yurtsever ağabeye de söylediğini, onun acıyla unutması durumunda benim hatırlatmamı istemişti. Saydığım isteklerin sonuncusu benim aklımdan çıkmıştı…

Tonyukuk yazıtının çevresindeki bilimsel bir çalışmada yer alan ağabeyim Arkeolog Adil Yılmaz, Türkiye’ye gelişinde bu topraktan amcaya getirmişti. Bunu amca bana söylemişti. Daha sonrasında Adil ağabeyden de duymuştum.

Biz son görevimizi yerine getirirken, birer birer kürekle toprak atılırken. Arkamdan amcanın torunu, Oğuz Yurtsever‘in Serkan! diye seslenmesi ve bir kabı uzatmasıyla, bu isteği aklıma geldi. Ve tahminim doğru çıktı o kapta, Tonyukuk toprağı vardı. Amca, sağlığında Tonyukuk adlı bir ağ sayfasına sahipti. Bu sayfayı yayında olduğu zaman ben göremedim. Ben sonradan keşfettim. O sayfa sayesinde onlarca genci bilinçlendirmişti. Yazışmalarda ve verdiği bilgilerde kendi adı yerine Tonyukuk adını kullanmıştı. Yine o sayfayla amca ilk kez Orkun abacasını dijital ortama aktarmış ve edindiği Tonyukuk müstear adına ne kadar layık olduğunu göstermişti. İşte bu toprak, Atalar yurdundaki Tonyukuk’tan asırlar sonrasında Türkiye’de yaşayan Tonyukuk’a, Tonyukuk’un toprak olacağı İçerenköy Mezarlığı’na gelmişti. Bana düşen görevde, bu iki toprağı Tanrı Dağları’nda buluşan sahipleri gibi, buluşturmaktı. Bu büyük görevimi ifâ ettim, yaşadığım buruk sevinci ve gurur anlatmam mümkün değil. Ümidim, selâmımızın amcayla Tanrı Dağları’na ulaşması…

Ne demişti Büyük Atsız bir mısrasında:

İnsansa bütün yâdı aşar hâtıralarla.
İnsan ona derler ki yaşar hâtıralarla…

Ben de öyle yapıyorum dostlar, mazur görün. Erk amcayı hâtıralarla yaşatıyorum, yaşatacağım.

Serkan Akgöz

0 2836

4 Ocak 2017, Erk Yurtsever’in Tanrı Dağlarına uğurlandığı gün olarak tarihe not düşüldü.

* * *

4 Ocak 2017
Şişli

Amca,
Tanışmamızın üzerinden tam 978 gün geçti. Ben size doyamamıştım, sohbetinize, cevaplarınıza… Son görüşmemizin üzerinden 11 gün geçti, hatırlıyor musunuz? Elini öpmeden önce bir daha ki gelişime Kayabek kitabı çıkmış olur, onunla gelirim demiştim. Ben hatırlıyorum. Bostancı’da bugün beni o kitapla bekliyordunuz. Bu sözümü zamansız bu ayrılığımız nedeniyle yerine getiremedim, özür dilerim. Biliyorsunuz, söz verdim mi yerine getiririm.

Nasılsınız? Şimdilik burası bıraktığınız gibi değişen bir şey yok. Sizi uğurladıktan sonra işe gittim. Şimdi de bu mektubu kaleme alıyorum. Mektubu tamamladıktan sonra Kayabek kitabının düzenlemelerine geçeceğim. Sizinle mektupla iletişim kurmaya alışık değilim, ancak bu ilk denemem devamını da getireceğim. Malûm bulunduğunuz yere şimdilik başka türlü ulaşma imkânım yok.

Bu ayrılık beni üzse de buruk bir sevincim var. Yüksel Yenge’ye, Atsız Hoca’ya, Nejdet Amca’ya, Reşide Yenge’ye, Muzaffer Amca’ya, Neriman Yenge’ye, Refet Amca’ya, İsmet Amca’ya, Altan Amca’ya, Kayabek Amca’ya ve diğer dostlarınıza kavuştunuz. Onlarla olan yılların hasretini gideriyorsunuz biliyorum. Bu nedenle de sizi daha fazla meşgul etmek istemiyorum.

Unutmadan söyliyeyim vasiyetinizi yerine getirdik. Son yolculuğunuzda sizi ay yıldızlı bayrağımızla uğurladık.

Sizi özledikçe ben böyle mektup yazacağım. Okuyacaksınız, biliyorum. Mektubuma uğurlamanız sırasında çekilen birkaç fotoğrafı da iliştiriyor, ellerinizden öpüyorum.

Câridir.
TTK

Serkan Akgöz

0 2124

Sabahın ilk saatlerinde aldığım vefat haberiyle başımdan kaynar sular döküldü.

* * *

Erk Amcayla aramızdaki ilişki üst düzeydi. Hem değer verdiğim bir büyüğüm, hem de yılmaz bir ülküdaşımdı. İlerleyen yaşına rağmen, heyecanını hiçbir zaman kaybetmemişti. Ve heyecanını bizlerle de paylaşarak, bizlere de güç ve azim veriyordu. Yüz yüze tanışmamızın üzerinden üç seneye yakın bir süre geçti. Bu sürede aramızda hiçbir zaman iletişim kopukluğu olmadı, fırsat buldukça Bostancı’ya evine ziyarete ve sohbete gitmeye çalıştım. Gittikçe ve sohbet ettikçe onu daha yakından tanıdım. Onu birkaç kelimeyle anlatmam istense sadece şunu söyliyebilirim : Mütevâziliğin vücut bulmuş şekli.

Amca aldığı görevler, tanık olduğu olaylar ile Türkçülük hareketinin yakın döneminin karakutusuydu. Yaptıklarıyla ve yaşadıklarıyla ilgili siz soru sormadıkça, detaya inmedikçe detaya inmez, bilgi vermezdi. Bu nedenledir ki hâtıralarını kaleme almadı. Bunun nedenini sorduğumda da, falanca kişi Erk’e bak kendini övmek için şunları yazdı, canımı sıkarlardı, derdi. Adını Atatürk’ün verdiğini bile Türkçe Adlar Derlemesi adlı kitabı çıkana kadar kimse bilmiyordu. Bunu bir sohbet sırasında rahmetli Turan Yazgan‘a söylediğini, onunda bu bilgiyi, belgesiyle birlikte kitaba eklemesini istediğini söylemişti. Öyle ki amca, bunu hocasına, Atsız’a, bile söylememişti. Hocası dedim ya, Atsız, Erk amcanın gerçekten hocasıdır. Haydarpaşa Lisesi’nde, 1950-51 ve 1951-52 yıllarında Edebiyat öğretmenliğini yapmıştır. Bir yanımızda hüzün var, bizlerden ayrıldı diye. Bir yandan da sevinçliyim, her konuşmamızda isimlerini andığımız ve gözlerinin dolduğu ülküdaşlarının Atsız Hoca’nın, Muzaffer Abi’nin, İsmet Bey’in, Refet Bey’in, Kayabek’in yanlarına erişti. Şimdi onlardan ayrı geçen yılların özlemini gideriyor.

Onunla ilgili yazılacak çok şey var, şimdilik bu kadarını yazabiliyorum. O Büyük Türkçü’ye karşı son görevimizi de yerine getirelim. Amcayı, yarın (4.1.2017) öğle namazını müteâkip, Bostancı Kuloğlu Camii’nden Tanrıdağı’na uğurlayalım. Lütfen vasiyeti gereği çiçek ve çelenk göndermeyelim.

0 842

11 Aralık 2016 – Atsız Ata‘nın uçmağa varışının 41. yıl dönümü nedeniyle kabri başında anma etkinliği gerçekleştirdi. Etkinliğe Türkiye’nin dört bir yanından gelen bir çok Türkçü katıldı. Etkinlik sırasında Türkçüler Derneği’nin hayattaki son kurucu üyesi Erk Yurtsever, Orkun Vakfı Başkanı Yakan Cumalıoğlu, Atsız Ata’nın yakınında bulunan Prof. Dr. Osman Fikri Sertkaya ve Eski Devlet Bakanımız Abdulhalûk Mehmet Çay birer konuşma gerçekleştirmiştir.

0 995

11 Aralık 2015 – İstanbul Temsilciliğimiz, Atsız Ata‘nın uçmağa varışının yıl dönümü nedeniyle kabri başında anma etkinliği gerçekleştirdi. Etkinliğe Sakarya başta olmak üzere farklı illerden gelen bir çok Türkçü katıldı. Türkçüler Derneği kurucularından Erk Yurtsever ve Oğuzeli Turan Derneği Başkanı Serkan Akgöz kabirde birer konuşma gerçekleştirdiler.

1 3823
Türkçü Kavgamız Dergisi 6. Sayı

Türkçülerin dergisi Kavgamız’ın 6. sayısı çıktı.

“Cihan Tarihinin En Büyük Kahramanı: Kür Şad”

İçindekiler;

# Devlet Kurtaran İhtilâller – Erk Yurtsever
# Büyük Adamlık – Serkan Akgöz
# Doğu Türkistan – Bir İstiklâl Dâvâsı – Kutlu Altay Kocaova
# Yelteme (Şiir) – Basri Gocul
# Irkçılık Üzerine – Prof. Dr. Acar Sevim
# Göktanrı’ya Cankuşum (Şiir) – Mustafa Kayabek
# 3 Mayıs – Yarımoğlu
# Karamanlılar (2) – Furkan Kaleli
# Kayabek Tanrı Dağında
# Millî Mücadele Türk Kadını (2) – Seray Şallı
# Bizden Haberler

Dergimizi edinmek için 0546 683 1944 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

4 3973

“Darbeyle gönüllerde yatan ülkü silinmez.
Atsız yere düşmekle bu bayrak yere inmez.”

İçindekiler:
# 39. Yıl Dönümü – Serkan Akgöz
# Atsız Hoca ve Atsız Hoca’yı Aşmak – Kutlu Altay Kocaova
# Er Kişi – Yarımoğlu
# Bu gelen bayramsa o giden neydi Tanrım? – Necdet Sevinç
# Tanrıdağında Biter (Şiir) – Refet Körüklü
# Ayşe Hocânım = Bedriye Atsız – Altan Deliorman
# Dâvâ Arkadaşları Atsız’ı Anlatıyor
# Reşide Sançar ile Söyleşi
# Atsız Ata’nın Cenâze Töreninden Fotoğraflar
# Bizden Haberler

Dergimizi edinmek için 0541 298 30 93 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

0 2296

“Bu memlekette ya Türk Milliyetçileri olarak bizim sözümüz kanun hükmünde değer taşıyacaktır, ya da hiç kimsenin!”

İçindekiler

# Hüküm Sırası – Serkan Akgöz
# Beyler Eserinizle Övünün – Furkan Kaleli
# İslâm Devleti ya da IŞİD – Kutlu Altay Kocaova
# Bayrak – İmamoğlu (Şiir)
# YEK = Osman Reşer – Altan Deliorman
# Bekleyiş – Hasan Kayıhan (Şiir)
# Erk Yurtsever ile Söyleşi (Son Bölüm)
# Şehit Nusret Beğ ve Şanlıurfa’da Ölümsüzleştirdiği Anıtlar – Yarımoğlu
# Atsız’ın Basılmayan Makalesi
# Altın Bozkurt Ödülü

Dergimizi edinmek için 0541 298 30 93 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

Bu Hafta Çok Okunanlar